Toplu vesikalık çekiminde işi zorlaştıran şey fotoğraf çekmek değil, yüzlerce kareyi doğru isimle eşleştirip zamanında teslim etmektir. Bu yazıda bir okulda ya da kurumda 100-500 kişilik çekimi nasıl planladığımı; kurulumun ne kadar sürdüğünü, sırayı nasıl akıttığımı, isim-fotoğraf eşleşmesini hangi yöntemle garantiye aldığımı ve baskı-teslim akışını nasıl kurguladığımı adım adım anlatıyorum. Yirmi yıldır Samsun'da stüdyo işletiyorum; aşağıdakiler kitaptan değil, salonda ayakta geçirdiğim günlerden çıktı.
Çekimden önce kurumla netleştirilecek şeyler
İşin yarısı çekim gününden önce biter. Telefonla "gelin çekin" denen işlerde her seferinde aynı sorunlar çıkıyor: oda küçük, priz yok, liste yok, kimin ödeyeceği belli değil. Ben artık gitmeden önce şunları yazılı olarak alıyorum:
- Kesin kişi sayısı ve bunun sınıflara/birimlere dağılımı. "Yaklaşık 200" ile "237" arasında bir günlük fark var.
- Fotoğrafın nerede kullanılacağı. Öğrenci kimliği, personel kartı, özlük dosyası, e-Devlet başvurusu, yurt dışı vizesi... Kullanım yeri ölçüyü ve arka plan rengini belirliyor. Kurum "biyometrik" dediğinde bunun tam olarak hangi kurum için olduğunu soruyorum.
- Çekim yapılacak odanın fotoğrafı. Bir kare telefon fotoğrafı bile bana tavan yüksekliğini, pencereyi ve derinliği söylüyor.
- Dijital mi, baskı mı, kaç adet? Kişi başı 6'lı sayfa mı, 4 adet mi, yoksa sadece JPEG mi istiyorlar?
- Ad-soyad listesinin Excel hâlinde, sınıf/birim sırasıyla önceden gönderilmesi. Bu madde pazarlık konusu değil; liste yoksa iş iki katına çıkıyor.
- Ödeme kim yapacak: kurum toplu mu ödüyor, yoksa tek tek kişiler mi? Bunu çekim günü konuşmak en kötü senaryo.
Kurulum: mekân, ışık ve yarım saatlik hedef
Kurulumu 30 dakikada bitirecek şekilde planlıyorum. Bunun için çantayı işe göre hazırlamak gerekiyor; sahada eksik parça aramak kadar moral bozan bir şey yok.
Mekân olarak rehberlik odası, kütüphane ya da boş bir derslik ideal. Koridor ve spor salonu kulağa geniş geliyor ama ses, geçiş trafiği ve dış ışık sızması yüzünden baş belası. Odanın derinliği önemli: fonla kişi arasında en az 1-1,5 metre bırakmak istiyorum, yoksa fona gölge düşüyor ve arka planı temizlemek zorlaşıyor.
Işık kurulumum sade: fona ayrı bir ışık, yüze tek büyük ışık kaynağı ve karşı tarafa doldurma için beyaz bir yüzey. Işığı kişinin biraz üstünden ve hafif yandan vermek, burun altına küçük bir gölge bırakır ve yüzü düz göstermez; ama vesikalıkta dramatik gölgeden kaçınmak lazım, çünkü çoğu kurum yüzün her iki yanının da eşit aydınlık olmasını istiyor. Tek kaynakla temiz portre kurmanın mantığını tek softbox ile portre ışık kurulumu yazısında ayrıntılı anlattım, toplu çekimde de temel aynı.
Kurulumda atlamadığım pratik detaylar:
- Yere bant. Kişinin duracağı noktayı iki parça renkli bantla işaretliyorum. Her seferinde odak mesafesi ve çerçeve aynı kalıyor.
- Sandalye kullanıyorsam yüksekliğini sabitleyip kolçaksız seçiyorum; döner sandalye kâbus, herkes farklı yükseklikte oturuyor.
- Makineyi tripoda alıyorum ve lens odak mesafesini sabitliyorum. Zoom'a dokunmuyorum.
- Manuel pozlama, manuel beyaz ayarı, sabit ISO. Otomatikte bırakırsam 300 karenin 300'ü farklı ton çıkar, rötuş iki katına çıkar.
- İlk kareyi kendi asistanıma çekip ekranda büyütüp kontrol ediyorum: göz keskin mi, fon eşit mi, gözlükte parlama var mı.
- Yanımda saç tarağı, makyaj mendili, yaka düzeltmek için küçük bir ayna ve bir de masa üstü lamba (karanlık odalarda odak tutturmak için) oluyor.
Sıra düzeni: kalabalığı tıkamadan akıtmak
Kişi başına ayırdığım süre kabaca bir dakika. Ama bu dakikanın içinde oturma, yaka düzeltme, iki-üç kare ve kalkma var. Bu yüzden tek sıra değil, üç istasyonlu bir akış kuruyorum:
- Bekleme: kapının dışında, sınıf öğretmeni ya da birim sorumlusu eşliğinde.
- Hazırlık: odanın içinde, ışığın dışında duran bir sandalye ve ayna. Sıradaki kişi burada saçını düzeltir, yakasını toplar.
- Çekim: bantlı nokta.
Hazırlık istasyonu olmadan her kişi kameranın karşısında taranmaya başlıyor ve dakika iki dakikaya çıkıyor. Üç yüz kişide bu beş saatlik fark demek.
Gruplama konusunda ısrarcıyım: sınıf sınıf, birim birim. Karışık gelen kalabalıkta eşleştirme çöküyor. Okullarda öğretmenden sınıfı listedeki sırayla göndermesini rica ediyorum; kurumlarda birim sorumlusuna aynı şeyi söylüyorum. Küçük yaş gruplarında sırayı bozan bir öğrenci olursa zorlamıyorum, en sona alıyorum ve listede işaretliyorum.
Mola planı da yapıyorum. Ben kesintisiz üç saatten sonra kadraj hatası yapmaya başlıyorum; her 50-60 kişide beş dakika duruyorum, bu arada kartı bilgisayara boşaltıyorum.
İsim-fotoğraf eşleştirmesi: işin en kritik yeri
Burada hata yaparsanız tüm gün çöpe gider. Üç yöntem kullanıyorum, genelde ikisini birlikte.
Ayraç kare yöntemi: Her sınıfın ya da birimin başında, elimde "7-A" yazan bir kâğıtla bir kare çekiyorum. Böylece klasörü sonradan bölerken nerede kesileceği belli oluyor. Bu en ucuz ve en sağlam yöntem.
Liste sırası yöntemi: Kurumdan aldığım Excel listesini yazdırıp yanıma alıyorum. Kişi oturduğunda adını soruyorum, listede işaretliyorum, yanına o anki kare numarasını yazıyorum. Asistan varsa bu işi asistan yapar, ben sadece çekerim. Numarayı yazma alışkanlığı, sıradan çıkan kişileri kurtaran tek şey.
Kimlik kâğıdı yöntemi: Hassas işlerde (personel kartı, resmî özlük dosyası) kişiye adının yazılı olduğu A5 bir kâğıdı tutturup bir kare çekiyorum, sonra asıl kareleri çekiyorum. Dosya adlandırırken o kareye bakıp ismi yazıyorum, sonra siliyorum. Yavaş ama sıfır hata veriyor.
Akşam stüdyoya dönünce ilk iş klasörü sınıflara bölmek ve dosyaları "07A-012-AhmetYilmaz" gibi sıra numarası + isim düzeniyle adlandırmak. Numarayı önce yazıyorum, çünkü isim yazımında hata olsa bile sıra bozulmuyor.
Çekim sonrası: ayıklama, hazırlama, baskı
Kişi başı 2-3 kare çektiysem 300 kişide 700-900 kare oluyor. Ayıklamayı aynı gün yapıyorum, ertesi güne bırakınca yüzler birbirine karışıyor. Tek kriter var: gözler açık, bakış merkezde, gülümseme abartısız. Bu aşamayı hızlandıran alışkanlıkları çekim sonrası fotoğraf ayıklama yazısında topladım.
Sonrasında hepsini aynı ölçüye kırpmak ve arka planı istenen renge çevirmek gerekiyor. Tek tek kırpmaya kalkarsanız üç yüz kişilik iş iki gün sürer. Ben bu yüzden kendi kullandığım vesikalık programını yazdım; klasörü veriyorum, arka planı temizleyip biyometrik ölçüye göre kırpıyor, baskı sayfasını oluşturuyor. Hangi kurumun kaç milimetre istediği ve sayfa yerleşiminin nasıl kurulacağı konusunda vesikalık fotoğraf ölçüleri ve hazırlama yazısına bakabilirsiniz.
Baskıda önemli olan iki nokta: renk tutarlılığı ve zarflama. Tüm işi tek seferde, aynı kâğıt ve aynı profil ile basıyorum; gün ortasında kâğıt değiştirmiyorum. Baskılar çıkınca her kişinin fotoğrafını üstünde adı yazan bir zarfa koyuyorum ve zarfları sınıf sınıf paketliyorum. Kuruma gittiğimde tek tek isim aramakla uğraşmıyorum, sınıf paketini öğretmene veriyorum.
Teslim, ücret ve sonradan çıkan işler
Teslim tarihini kuruma baştan söylüyorum ve bir-iki gün payla söylüyorum. Erken teslim itibar kazandırır, geç teslim bütün işi unutturur.
Ücret konusunda iki model var. Kurum toplu ödüyorsa iş kolay: tek fatura, tek tahsilat. Kişi başı tahsilat yapılacaksa mutlaka kurum içinden bir sorumlu belirlenmeli; zarfları o dağıtır, parayı o toplar. Fotoğrafçının sınıf sınıf gezip para toplaması hem yorucu hem de görüntü olarak hoş değil. Toplu işlerde kim ne kadar ödedi, kaç zarf teslim edildi takibi kâğıtta kaybolduğu için ben bunu kasa ve cari hesap takibi düzeninde tutuyorum; kurum bir cari hesap olarak açılıyor, teslimat ve tahsilat oraya işleniyor.
Bir de "gelmeyenler" meselesi var. Her toplu çekimde kişi sayısının bir kısmı o gün izinli, raporlu ya da geç kalmış oluyor. Baştan şunu söylüyorum: eksik kalanlar için bir telafi günü belirleyelim ya da bu kişiler stüdyoya gelsin. Bunu sözleşmeye yazmazsanız iki hafta boyunca tek tek kişi çekmek için yollarda kalırsınız.
Son olarak, reddedilen fotoğraf riskini azaltmak için kurum hangi belge için istiyorsa o kurumun kurallarına uyuyorum: gözlük camında parlama olmayacak, saç yüzü kapatmayacak, arka plan düz ve gölgesiz olacak, ifade nötr olacak. Bu konuda sık yapılan hatalar için biyometrik fotoğrafta en sık yapılan hatalar yazısı elinizin altında dursun.
Özetle
- Çekim gününden önce kişi sayısını, kullanım yerini, oda fotoğrafını, isim listesini ve ödeme modelini yazılı olarak netleştirin.
- Yere bant çekin, manuel pozlama ve manuel beyaz ayarı kullanın; sabit kadraj bütün rötuş yükünü yarıya indirir.
- Bekleme, hazırlık ve çekim olmak üzere üç istasyon kurun; hazırlık sandalyesi kişi başı süreyi belirgin şekilde kısaltır.
- Her sınıf/birim başına ayraç kare çekin ve listeye kare numarası yazın; eşleştirme hatası en pahalı hatadır.
- Ayıklamayı aynı gün yapın, baskıyı tek seferde aynı kâğıtla alın, zarfları isimle etiketleyip sınıf sınıf paketleyin.
- Gelmeyenler için telafi kuralını baştan konuşun; yoksa iş haftalara yayılır.