← Blog
Fotoğrafçılık

Gelin damat çekiminde poz verdirme: utangaç çiftler rehberi

· 9 okunma

Gelin damat çekiminde poz verdirme: utangaç çiftler rehberi

Yirmi yıldır çekim yapıyorum ve stüdyoya giren her on çiftten en az yedisi aynı cümleyle başlıyor: "Biz fotoğrafta iyi çıkmayız." Aslında söylemek istedikleri şu: kameraya nasıl davranacağımızı bilmiyoruz. Bu yazıda utangaç çiftlerde işe yarayan yönlendirme dilini, çekim sırasını ve tek tek uyguladığım 20 doğal poz kalıbını anlatıyorum. Hepsi denenmiş, hepsi "poz" gibi durmayan, hareketten doğan kalıplar.

Gerginlik çekimde değil, önceki konuşmada çözülür

Utangaç çiftte en büyük hata, ilk beş dakikada zor pozla başlamaktır. Öpüşme, sarılma, göz teması gibi yakınlık isteyen kareleri baştan istersen çift kilitlenir; sonrasını toparlamak yarım saatini alır.

Ben randevu telefonunda üç şey sorarım: daha önce profesyonel çekim yaptılar mı, ikisinden hangisi fotoğraftan daha çok çekiniyor, çekim günü yanlarında kim olacak. Üçüncü soru kritik. Kalabalık refakat, utangaç çiftin en büyük düşmanıdır; damadın arkadaşları kenarda şaka yaparken kimse doğal gülemez. Nazikçe "ilk yarım saat sadece üçümüz olalım, sonra hep birlikte devam ederiz" derim.

Bu notları kafamda tutmuyorum, çiftin rezervasyon kaydına yazıyorum. Ben bunun için kendi geliştirdiğim Stüdyo Albüm programını kullanıyorum; çekim günü "gelin duvaklı poz istemiyor" ya da "damat gözlüklü çekilmek istiyor" gibi bir satırı hatırlamak, o gün on dakika kazandırıyor.

Yönlendirme dili: "poz ver" demeyi bırakın

Çiftlere ne yapacaklarını değil, birbirlerine ne yapacaklarını söylüyorum. Fark şu: "Gülümse" dediğinde yüz kasları donar; "Ona kaç yaşında olduğunu fısılda ama bir yaş eksik söyle" dediğinde gülüş kendiliğinden gelir.

Kullandığım cümle kalıpları:

  • Eylem verin, duygu istemeyin: "Elini tut ve bana doğru sekiz adım yürü."
  • Hedef verin: "Gözlerini onun sağ gözüne dik, benim varlığımı unut."
  • Sayı verin: "Üç saniye öyle kal, ben sayacağım."
  • Kimin ne yapacağını ayrı ayrı söyleyin: "Sen sadece dur, hareketi o yapacak."
  • Onaylayın: "Tam böyle, bunu bozmayın." Bir kare tuttuğunda söylemek, çiftin kendine güvenini anında yükseltir.
  • Hatayı sahiplenin: "Benim açım kaydı, bir daha alalım." Asla "olmadı, sen yanlış yaptın" demeyin.

Bir de sessizliği yönetmek gerekiyor. Objektifin arkasında konuşmayan bir fotoğrafçı, utangaç çift için en gerilimli şeydir. Ben deklanşöre basarken konuşmaya devam ederim; ses kesilince çift "acaba yanlış mı yapıyoruz" moduna geçiyor.

Utangaç çiftler için 20 doğal poz

Sırayı kolaydan zora doğru dizdim. İlk beşi hemen her çifte uygulanır, son beşi ancak çift ısındıktan sonra istenir.

  • 1. El ele yürüyüş: "Bana doğru sekiz adım yürüyün, birbirinize bakıp konuşun." Hareket, elleri ve omuzları çözer.
  • 2. Yürürken durup birbirine bakma: "Beşinci adımda dur, ona dön."
  • 3. Sırt sırta durma: İkisi de kameraya bakar, temas minimum. Çekingen damatlar için ideal başlangıç.
  • 4. Kol kola duruş: Gelin damadın koluna girer, gövdeler hafif 45 derece.
  • 5. Fısıldama: "Kulağına duymayacağım kadar sessiz bir şey söyle." Ne söylediğini sormam, merak da uyandırır.
  • 6. Yaka ve kravat düzeltme: Gelinin elleri işle meşgul olduğu için eller doğal durur.
  • 7. Buket düzeltme: Damat gelinin elindeki buketi düzeltir, ikisi de aşağı bakar.
  • 8. Alın alına, gözler kapalı: "Alnını alnına yasla, gözlerini kapat, üç saniye."
  • 9. Arkadan sarılma: Damat arkadan sarılır, çenesi gelinin omzuna gelir. Gelinin elleri damadın ellerinin üstünde.
  • 10. Omuza yaslanma: Gelin yandan yaslanır, damat başını hafif eğer.
  • 11. Alından öpme: Öpücük yakınlık kurar ama göz teması gerektirmez, bu yüzden çekingen çiftte kolay geçer.
  • 12. Salınarak dans: "Yavaş bir şarkı düşünün, yerinizde sallanın." Dönerken üç dört kare alırım.
  • 13. Basamağa oturma: Merdiven, sahil bankı ya da stüdyo kübü. Oturmak dikilmekten rahattır.
  • 14. Duvara yaslanma: Gelin duvara yaslanır, damat bir eliyle duvara dayanır, aralarında bir avuç boşluk kalır.
  • 15. Boyuna sarılma: Gelin kollarını damadın boynuna dolar, ikisi birbirine bakar.
  • 16. Duvak içi: Duvağın altından ikisinin yüzü. Duvak bir perde gibi çalışır, çift kendini gizlenmiş hisseder ve gerçekten rahatlar.
  • 17. Yüzük ve el detayı: "Parmağındaki yüzükle oyna." Yüzler karede yoksa hiç kimse utanmaz.
  • 18. Kahkahadan sonraki bakış: Bir şaka yaptırıp kahkahanın bittiği anı beklerim. En sevdiğim kare oradan çıkar.
  • 19. Yerden çekim: Çim, kum ya da halı üstünde yan yana uzanma, ben yukarıdan çekerim.
  • 20. Havaya kaldırma veya döndürme: Fiziksel güç ve güven istediği için en sona bırakırım; başarırlarsa çekim kahkahayla biter.

Eller, çene, ayaklar: düzeltme sırası hep aynı

Poz kurulduktan sonra düzeltmeleri rastgele yapmıyorum. Sırayı bozunca çift "hâlâ yanlış mı duruyoruz" diye gerginleşiyor. Benim sıram şudur:

  • Ayak: Ağırlık arka ayağa, ön ayak hafif öne. Ayakları düzeltince duruş kendiliğinden toplanır.
  • Gövde: Omuzlar kameraya tam paralel olmasın; hafif açı daha ince ve daha doğal görünür.
  • El: Boşta kalan el sorun demektir. Cebe, yakaya, bukete, karşıdakinin eline; bir yere görev verin. Parmaklar birbirine yapışmasın, hafif aralık dursun.
  • Çene ve boyun: "Çenenle bana doğru bir santim uzan." Çift, çeneyi öne uzatmakla kaldırmak arasındaki farkı bilmez; ben elimle havada gösteririm.
  • Bakış: En son. Bakışı erken ayarlarsan gövde düzeltirken kayar.

Bir de dokunma meselesi: elleriyle müdahale etmeden önce mutlaka izin isterim. "Duvağını düzeltiyorum, izniniz var mı?" cümlesi güven kuruyor, özellikle gelin tarafında.

Sahte gülüşü önleyen üç oyun

Utangaç çiftin gülüşü genelde iki saniye sürer, sonra donar. Ben gülüşü istemek yerine üretiyorum:

İlki sayma oyunu. Damada "birden ona kadar say ama üçü atlamaya çalış" derim. Yanlış saydığı an ikisi de güler.

İkincisi itiraf oyunu. "Onun ilk gördüğünde ne düşündüğünü kulağına söyle." Bu cümlenin ardından gelen ifade taklit edilemez.

Üçüncüsü fısıltıyla sayı. Geline "aklından bir sayı tut, ona fısılda, o bana yüksek sesle söyleyecek" derim. Genelde yanlış aktarır, gülüşme çıkar.

Üç oyunun ortak yanı şu: kamera bir anda konuşmanın dışına düşüyor. Çift birbirine odaklandığı anda benim işim sadece doğru açıyı bulmak oluyor.

Mekân, ışık ve mesafe rahatlığın teknik tarafıdır

Samsun'da dış çekimlerin çoğu sahil bandında geçiyor ve kalabalık, çekingen çiftin en zorlandığı şey. Bunun için iki taktiğim var: erken saat ve sırtı kalabalığa dönük kompozisyon. Yürüyüş yolunun kenarındaki ağaç sırası ya da bir duvar, arkadaki insanları kadrandan çıkarır; çift kendini seyredilmiyor hisseder.

Mesafe de önemli. Çekingen çifte iki metreden bakan bir objektif baskı kurar. Uzun odaklı bir objektifle beş altı metreden çalışıp konuşmayı yükseltmek çoğu zaman daha rahat kareler getiriyor. Yakın plan detayları en sona bırakıyorum, o noktada zaten alışmış oluyorlar.

Zamanlama: ilk beş dakikayı ısınma sayıyorum ve o karelerin çoğunu kullanmayacağımı biliyorum. Ama çekmeye devam ediyorum, çünkü deklanşör sesi de bir alışma sürecidir. Sessizce bekleyip "hazır olun" demek gerginliği uzatır.

Özetle

  • Utangaç çifte poz değil eylem verin: yürümek, düzeltmek, fısıldamak, sallanmak. Poz, hareketin içinden çıkar.
  • Kolay pozdan başlayın: sırt sırta, kol kola, el ele yürüyüş. Sarılma ve öpüşme kalıplarını çift ısındıktan sonra isteyin.
  • Düzeltmeyi hep aynı sırayla yapın: ayak, gövde, el, çene, bakış. Boşta kalan ele mutlaka görev verin.
  • Gülüşü istemeyin, üretin: sayma, itiraf ve fısıltı oyunları iki saniyelik gülüşü gerçek ifadeye çevirir.
  • Kalabalığı kadrandan çıkarın, mesafeyi açın, ilk beş dakikayı ısınma payı olarak kabul edin.
Etiketler gelin damat çekimi poz verdirme düğün fotoğrafçılığı dış çekim fotoğraf yönlendirme
PaylaşWhatsAppE-posta

Programları denemek ister misiniz?

Stüdyo Market’i kurun, bütün programlara tek yerden ulaşın.

Stüdyo Market’i indir

Windows uyarı gösterirse: Daha fazla bilgi → Yine de çalıştırNeden?

WhatsApp’tan yazın